TEVBE/24
(Resulüm! Bu müminlere) de ki: Eğer babalarınız, oğullarınız,
kardeşleriniz, eşleriniz ve sair akrabalarınız, kazandığınız mallarınız, kesata
uğramasından korktuğunu alış-verişleriniz ve hoşlandığınız evler/villalar size
Allah ve onun Peygamberi ve onun yolunda cihat etmekten daha sevimli ise o
takdirde Allah’ın emri/azabı gelinceye kadar bekleyin görürsünüz, (Allah’ın emrini yerine getirmekle, bu
sevimli gördüğünüz şeylerin arasındaki farkı anlarsınız.) Allah, fasıkları doğru yola hidayet
etmez.
Dünya hayatımızda kendi kendimize sorduğumuz sorular vardır. ben kimim? Biz kimiz?
Niçin varız? Bu sorulara cevap bulduktan sonra başka sorular gelmeye başlar.
Benim yerim nere? Ben kimlerdenim? Var oluşumun gereğini yerine getiriyor muyum?
Bu sorular binlerce çoğaltılabilir. Ama asıl üzerinde durmak istediğim bu
hayatta biz kimin safındayız
Hayatımızı ikame eden helal ve haramların (kanunları) kaynağı nedir? Yaşamamızı biçimlendiren helal ve
haramları (kanunların) koyan kim? Yoksa kendimiz mi? anamız babamız mı? Eşimiz
mi? Ticari gelirimiz mi? Beşeri ideolojiler mi? Yerin ve göğün hakimi olan Allah
teala(c.c)mı?
Yaşamımızı biçimlendiren eğer Allah(c.c)ise dünya hayatında değer verdiğimiz şeyler karşısındaki tavrımız
nasıl olmalıdır. Tercih noktasında yanlışa düşebilir miyiz? İşte bu yüzden
tercihler noktasında çok önemli olan bir ayeti ele almak istedim.
Tevbe-24.Bu ayeti kerime bizi öylesine düşündürüyor ki; Acaba ben bu vasıflardan birine
mensup muyum. Bende kalıntıları var mı yada ben gerçekten ayetin muhatabı
mıyım.. Bazan okumaktan çekindiğimiz yada tefekkür etmekten kaçtığımız bir ayeti
kerime. Çünkü bu vasıflara sahip olmaktan korkuyoruz. Hayatımızda değerler
olarak aldıklarımız yada adını bizim değerli koyduğumuz durumlar.Yaşantımıza hakim olan
duygu ve düşünceler, bizim için nelerin sevimli nelerin ikinci derece sevimli
olduğunu belirlerler. Sevimli olan şeyler nelerdir? insan neleri sever,nelerin
uğruna mücadele eder.Sevdiğimizi sandığımız şeyler gerçekten sevilecek şeyler
mi?Bu sorulara verilecek cevap;hayata bakışımızı belirleyen kaynak
nedir?Sorusudur.Bilgiyi nerden alıyoruz,Bilgimi bizi yönlendiriyor yoksa bilgiyi biz mi yönlendiriyoruz. Tüm bu yaklaşımlara
verilecek cevabın yeri Tevbe-24.
İnsanoğlu sevdikleri için ne mücadeleler vermektedir. Onları korumak ve kollamak için canını bile feda
edebilmektedir. Onlarla ilişkilerini bir anda koparmayan, en kötü durumda bile
katlanılan bu sevgi, Allah ve resulünü daha çok sevmeyi tercih durumu vuku
bulduğunda zayıf kalmaktadır. En basit örnekle izah etmek gerekirse; eşiyle
kavga eden, geçimsiz bir evlilik geçiren insan sabredebilmektedir. Fakat Allah
yolunda mücadele eden bir cemaatte, fikir ayrılıkları yüzünden sabretmeden
cemaatten ayrılabilmektedir. Eşinden ayrılmasına engel olan bu sevgi, bu bağ
Allah yolunda mücadelede de devam etmelidir.
Gerçekten hayatımızdaki sevgi kavramları, bizim hayatta ne gibi bağlara sahip olduğumuzu ortaya koyar.
Bir insana “neleri seversin” diye sorduğumuzda alacağımız cevapların ilk
sıralarını dünya ile ilgili olduğunu görürüz. Bunu hemen deneyin yanınızdaki
arkadaşınıza sorun. Bunun sebebi nedir? Yada bir insana “en çok neyi
istersin.”diye sorduğumuzda da yine ilk sıraları dünya ile ilgili şeyler alır.
Bunun sebebi; insanın hayata bakış açısının ne olduğudur. İnsanın dünyayla olan
bağının gücü mü.? Yoksa ahirete olan bağının zayıflığı mı? İnsanın hayatla olan
bağının en kuvvetli olduğu seçenek, sıralamayı belirlemektedir. Muhakkak bu
sorulara doğru cevaplar verenler olacaktır. İnşallah bizlerde onlardan
oluruz.
Kitabımda Tevbe-24 ayetini sevgi nedir?
sevginin sınırları nelerdir? neleri severiz? neleri sevmeliyiz? neler bizi
sever? Sahabenin hayatındaki sevgi ve tercihleri neler? Tefsir alimleri bu ayeti
nasıl yorumladılar? Bizi derinden etkileyen bu ayet bizim hayatımızın hangi
noktasında?
Tercih durumunda kaldığımızda hangi sevgi ağır basacak? Günümüzdeki İslami cemaatler ve fertleri
bu konuya ne kadar değinmektedir?
Amacım; bu ayeti kerimeyi hayatımızın vazgeçilmezlerinden kılmak, amel edilmesini sağlamak, asıl sevilmesi
gerekenlerin neler olduğunu ortaya koymaktır. Muhakkak eksiklerim olacaktır.
Rabbimin amelimi kabul etmesini dilerim.
YÜKSEL YILMAZ
01/01/2005
ESENLER/İST
© Tüm Hakları Saklı değildir. - Nebeviyol
Yazılar istenilen heryerde kullanılabilir.