Ve izâ kîle lehumuttebiû mâ enzelallâhu kâlû bel nettebiu mâ elfeynâ aleyhi âbâenâ e ve lev kâne âbâuhum lâ ya’kılûne şey’en ve lâ yehtedûn(yehtedûne).
Onlara; «Allah’ın indirdiklerine uyun» denilince; «Hayır, biz atalarımızdan
gördüklerimize uyarız» derler. – Peki, ya onların ataları hiçbir şeyi
düşünemeyen, doğru yolu bulamamış kimseler idiyse de mi öyle yapacaklar?
1. ve izâ kîle : ve denildiği zaman, denildiğinde
2. lehum : onlara
3. ittebiû : tâbî olun
4. mâ enzele : indirdiği şey, indirdiğine
5. allâhu : Allah
6. kâlû : dediler
7. bel : hayır
8. nettebiu : biz tâbî oluruz
9. mâ : şey
10. elfeynâ : biz bulduk
11. aleyhi : onun üzerinde, ona
12. âbâe-nâ : babalarımız, atalarımız
13. e : mı
14. ve lev : ve şâyet, ise
15. kâne : oldu, idi
16. âbâu-hum : onların babaları, ataları
17. lâ ya’kılûne : akıl etmiyorlar
18. şey’en : bir şey
19. ve lâ yehtedûne : ve hidayete ermezler
© Tüm Hakları Saklı değildir. - Nebeviyol
Yazılar istenilen heryerde kullanılabilir.