|
Dünya hayatına bakışımız bizim âhirete bakışımızı da belirlemektedir. Dünya hayatı kalbimizde ne kadar yer alıyorsa diğer kalan kısmını da ahiret hayatı yer almaktadır. İslami kimlik sahibi olmanın özelliği fikirlerinin kaynağının İslam olmasıdır. Kimliğimizin başına getireceğimiz niteleme fikirlerimiz kaynağını da belirtmektedir. Dünyevi fikirler üzerine oturan kimlikler o kişinin dünyaya bakışını ve ahirete bakışını da belirlemektedir.
Dünyaya bakışımızı belirleyen fikirler bizim kimliğimizi de belirlemektedir. İslami kimlik sahibi olan herkesin dünyaya bakışı, Allahu tealanın Kur'anı keriminde belirttiği şekilde olmalıdır. Çünkü İslami kimlik sahibi olanların fikirlerinin kaynağı islamdır. Eğer başka kaynaklardan besleniyorsak kaynağın kimliğine sahip oluruz.
"Bilin ki, dünya hayatı bir oyun, eğlence, süs, kendi aranızda (birbirinize karşı) övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışıdır. (Bu) tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekicilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Ahirette ise çetin bir azap; Allah'tan mağfiret ve rıza vardır. Dünya hayatı ise, sadece aldatıcı bir geçinmedir" (el-Hadîd 20)
"Onlara dünya hayalinin tıpkı Şöyle olduğunu anlat: (Dünya hayatı) gökten indirdiğimiz bir su gibidir. Yerin bitkisi onunla karıştı ve (sonunda bitkiler) rüzgârların savurduğu çöp kırıntıları haline geliverdi. (İşte hayat böyle bir mevsim kadar kısadır. Hayatı yeşerten, kurutan, tekrar yeşertecek olan hep Allah'tır) Allah her şeye kadirdir. " (el-Kehf 45)
"Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer inanır, (günahlardan) korunursanız (Allah) size mükâfatlarınızı verir ve sizden (bütün) mallarınızı istemez (sadece zekât ve sadaka gibi cüzi bir miktar talep eder.) " (Muhammed 36)
"Kadınlardan, oğullardan, kantarlarca yığılmış altın ve gümüşten, (otlağa) salınmış atlardan, davarlardan ve ekinlerden gelen zevklere aşırı düşkünlük, insanlara süslü (cazip) gösterildi. Bunlar sadece dünya hayatının geçimidir. Asıl varılacak güzel yer, Allah'ın yanındadır." (Âli İmran 14)
"Mal ve oğullar dünya hayatının süsüdür. Bâki kalacak olan güzel işler ise Rabbinin katında sevapça da daha hayırlıdır, umutça da daha hayırlıdır" (el-Kehf 46)
Hâdis-i Şeriflerde de dünya hayatına bakışımız açıkça belirtilmiştir:
"Haberdar olun! Dünya mel'undur. Dünyada olan (mal, mülk) de mel'un! Ancak Allah'ın zikri ve ona yaklaştıran şeylerle bilen ve öğreten (kimse) müstesna!"
"Siz akar edinip de dünyaya rağbet etmeyiniz. "
"Şayet dünya, Allah katında sivrisineğin kanadına denk olsaydı, O (Allah) hiçbir kâfire ondan bir yudum su bile içirmezdi. "
"Âdemoğlu, malım malım diyor. Ey Âdemoğlu, senin yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin yahut tasadduk edip (sevabını) defterine geçirdiğinden başka senin malın mı var!"
Abdullah b. Mes'ud (r.a.) demiştir ki: Resûlullah (s.a.s.) bir hasır üzerinde uyumuştu. Yan tarafında iz bırakmış olduğu halde kalktı. Biz: "Ey Allah'ın Resulü, sizin için bir döşek edinsek..." dedik. Resul-i Ekrem (s.a.s.): "Benim dünyaya ülfetim yoktur (ki yatağa rağbet edeyim). Bu dünyada ancak ağaç altında gölgelenen, sonra ayrılıp terk eden binekli (yolcu) gibiyim" buyurdular. (Riyazü's-Sâlihîn, s. 354-356)
"Dünya tatlı ve hoş manzaralıdır. Allah sizi orada başkasının yerine geçirecek de nasıl iş göreceğinize bakacaktır. Bu sebeple dünyadan sakınınız, kadınlardan sakınınız. İsrail oğullarının (uğradıkları) fitnenin ilki kadınlar arasında (vâki) olmuştur. " (Riyazü's-Sâlihîn, I, 84)
Evet, gerçekten dünya hayatına bakışımız nasıl? Dünya hayatının bizim önceliklerimiz arasındaki yeri neresi? Bu ve buna benzer sorulara verilecek cevap hayatımıza hâkim olan kanunlarla bağlantılıdır. Hayatımızdaki emir ve yasakları belirleyen kaynak, dünyaya bakışımızı da belirlemektedir. Allah'u Teala bu bakışımızı Tevbe /24 deki sıraladığı dünyevi sevgilerle belirtmiştir. Eğer bu bakışımız başka kaynaklardan besleniyorsa dünyevi sevgilerin kalbimizdeki yeri, Allah'a olan sevgimizin önünde olduğu kesindir.
Hayatımızı hangi kanunlara göre yaşıyoruz. Seyyid kutub'un belirttiği din bir yaşam biçimidir sözü ne kadar doğru değil mi? İnandığımız din bizim yaşamamızda ne kadar etkili ise kimliğimizde bir o kadar sağlamdır. Hayatımızı yönlendiren emir ve yasaklar islam ise sorun yok ama başka düşünce, ideoloji veya sevgiler ise o zaman durumumuz hiç iç açıcı olmayacaktır.Rabbimin Tevbe 24 de belirttiği dünyevi sevgiler baba, oğul, eş, aşiret, mal, ticaret ve meskenler gerçekten özellikle zikredilmişlerdir. Dünyaya bakışları yanlış kaynaktan olanlar zaten baştan kaybetmişken asıl dünyaya bakışları islam olanlar ayeti kerimeye muhatap tutulmaktadırlar. Müslümanların gözünde bir leş olması gereken dünya ve onun geçici sevgilerinin baktığımızda Allah ve resulünden ve O'nun yolunda cihad etmekten daha sevimli olduğunu görmekteyiz. Bu sevgileri bize ihsan edenin, sevgiler sıralamasında geriye atılmasını nasıl izah edilebiliriz? İslami kimlik sahibi olduğunu söyleyen herkesin sıralamasında ilk sıraya Allah ve resulünün sevgisi alır ve almalıdır.
|